Şok Diyetler

Yaz geldi fakat vücudunuza yerleşen kilolardan kurtulamadınız ama hızlıca kilolarınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz? Bunun için internetten hızlı kilo verme yöntemlerini araştırdınız, arkadaşlarınızdan duyduğunuz 3 günde 5 kilo verdirecek diyete pazartesi günü başlama kararı mı aldınız? Sağlığınızı ne kadar tehlikeye attığınızın farkında mısınız?

Şok diyet kavramı günümüzde gittikçe popülerleşiyor. Şok diyet yapmayı planlıyorsanız eminim ki Dukan Diyeti, Karatay Diyeti, İsveç Diyeti, 3 günde 3 kilo diyeti gibi çarpıcı isimlere rastlamışsınızdır. Şok diyetler genel olarak çok düşük kaloriye sahiptir veya besin gruplarının kısıtlı tüketimi söz konusudur.  Oysa ki beslenme programı kişiye özel olmalıdır ve yaşam tarzı değişikliği ile kilo kaybı sağlanmalıdır.

Kas Doku Kaybı Yaşayabilirsiniz

Şok diyetler düşük kalori içerdikleri için vücudunuz büyük bir kalori açığı yaşar ve besinlerle aldığınız enerji miktarı azalır. Metabolizmanız ise enerjiyi korumak için kendini yavaşlatır, bu durum kilo kaybını durdurabilir. Vücudunuz bir süre sonra yağ dokuyu korur ve kas dokusu kaybına başlar. Böylece kas dokusu kaybı yaşamaya başlarsınız fakat vücut yağ seviyeniz aynı kalır fakat bu sağlıklı değildir kilo verme sürecinde asıl amaç yağ dokusu kaybı olmalıdır. Kas dokunuz azaldıkça metabolizmanız yavaşlayacaktır çünkü metabolik hızınızı kaslarınız belirler.

Duygu Durumunuz Değişebilir

Düşük kalorili diyet yaptığınız dönemde kendinizde farkedebileceğiniz ilk belirtiler halsizlik ve duygu durum değişiklikleri olabilir. Yetersiz enerji aldığınızda kanınızdaki şeker seviyesi düşer bu durum yorgunluk, sinirlilik ve yiyeceklere karşı olan isteğinizi arttırabilir.

Organ Sağlığınız Tehlikeli Boyutlara Ulaşabilir

Uzun süre dengesiz veya düşük kalorili diyet uyguladıktan sonra normal beslenmeye birden devam etmeniz fosfor, magnezyum ve potasyum seviyelerinizin düşmesine ve kalp yetmezliğine neden olabilir. Reefeding sendromu olarak bilinen bu durum sağlınız açısından oldukça tehlikelidir.

Beynimiz glikoz ile çalışır, glikozun bulunmadığı durumlarda keton cisimciklerini yakıt olarak kullanır. Karbonhidrat alımınız günde 100 gramın altına düştüğünde vücudunuz keton üretmek için yağ asitlerini parçalar fakat bunun için karbon içeren bileşikler üretir. Bunun sonucunda ağız kokusu ve bulantı görülebilir, çok yüksek konsantrasyonlarda karaciğer ve böbrekler için toksik etki yaratabilir.

 

Yapılan Çalışmalar Ne Gösteriyor?

Yapılan bir araştırmada, 27 kişiye <20 g karbonhidrat veya <% 30 yağdan gelen enerji, 500-1000 kcal enerjisi azaltılmış bir diyet 24 hafta boyunca uygulanmıştır. Ortalama arteriyel pH’ta hafif bir düşüş yaşanmıştır, ilk hafta 7.43 iken, 24. Haftada 7.40’a düşmüştür. Ketoz ile birlikte serum bikarbonatta da geçici bir düşüş yaşanmıştır. Bununla birlikte, düşük karbonhidrat diyeti olan hastalarda birkaç kanıtlanmış ketoasidoz vakası görüşmüştür.

Dukan diyeti uygulayan 32 kadın ile yapılan çalışma ise, kadınların diyetlerden yeterli miktarda enerji almadıklarını göstermektedir. Bu diyetler çoğu besin ögesi bakımından yetersizdir. Yapılan analizler sonucunda Dukan Diyetinin B ve C vitaminleri ve lif açısınan yetersiz olduğu görülmüştür. Deneklerin kandaki eosinofil, bazofil, monosit, trigleserit, LDL kolasterol ve glikoz konsantrastonunda artış olduğunu ortaya koymuştur.

California Üniversitesi’nde spor beslenme müdürü Liz Applegate, sıvı detoks rejimlerinin yapılmasının yanlış olduğunu söyledi ve  “Vücudun toksinlerden kurtulmak için yardıma ihtiyacı yok” olarak belirtti. Vücudumuzda detoks makinesi olarak çalışan karaciğer bulunuyor ve karaciğerin görevlerinden biri de detoksifikasyondur.

İnsanların sağlıklı bağışıklık hücreleri oluşturmak ve egzersiz sonrası kasları yenilemek için günlük bir protein kaynağına ihtiyaç duyar. Fakat detoks diyetlerinde protein alımı yetersizdir. İleri yaşta olan yetişkinler, meyve suyu bazlı detoks diyeti uygularlarsa, enfeksiyonlara daha duyarlı olabilirler çünkü düşük protein depolarına sahiplerdir. Ek olarak, meyve veya sebze sıkmak, içlerindeki lifin çoğunu giderir. Meyve ile hazırlannan detoks suları, düşündüğünüzden daha fazla şeker içerebilir ve bu kilo almaya neden olabilir.

 

Kaynakça

Basnet S, Tachamo T, Nazir S, Dhital R, Jehangir A. Severe Anion Gap Metabolic Acidosis Associated with Initiation of a Very Low-Carbohydrate Diet. Journal of Community Hospital Internal Medicine Perspectives  Volume 9, 2019 – Issue 2

Yancy WSJr, Olsen MK, Dudley T, Westman EC. Acid-base analysis of individuals following two weight loss diets. European Journal of Clinical Nutrition volume61, pages1416–1422 (2007)

Fetters KA, What Happens to Your Body When You Go on an Extreme Diet. U.S. News. June 19, 2015

Regula J, Jurczak R, Wyka J, Baczynska S. Assessment of Nutrition and Nutritional Status in Women

Using The High–Protein Diet in The Past. Progress in Nutrition 2018; Vol. 20, N. 2: 212-219

Bowles C. The Negative Side Effects of Extreme Diets. LiveStrong.

CNN Health: Extreme Diets: Life on 800 Calories a Day, Caitlin Hagan, CNN, December 15, 2009.

Weight-control Information Network: Very Low-calorie Diets, National Institutes of Health, August, 2008

Nierenberg C. 6 Potential Dangers of Juice Cleanses and Liquid Diets. LiveScience. November 24, 2014.

Marcin A. What You Should Know About Juice Fasting. Healthline. September, 2017.

Leave a comment

• İptal ve İade Koşulları
• Gizlilik ve Güvenlik
• Mesafeli Satış Sözleşmesi
• Üyelik Sözleşmesi
• Kullanım Koşulları

Hazal Doğan © 2022. All Rights Reserved.

WeCreativez WhatsApp Support
Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?